Özet: ABD'nin, Hürmüz Boğazı'nda düşürülen helikopter sonrası İran'a düzenlediği misilleme saldırıları küresel piyasaları sarstı. Artan jeopolitik risklerle Asya borsalarında sert satışlar yaşanırken, petrol fiyatları ve enflasyon endişeleri yeniden alevlendi.
Orta Doğu'da aylardır süren çatışmalarda suların durulması beklenirken, ABD ve İran arasında patlak veren yeni kriz küresel piyasalarda deprem etkisi yarattı. Dünden bugüne yaşanan askeri hareketlilik, bölgedeki kırılgan ateşkes zeminini derinden sarsarken yatırımcıların risk iştahını da hızla düşürdü. Gelişmeler Asya hisse senetlerinde değer kayıplarına yol açarken, enerji arzı endişeleri petrolü yeniden yukarı taşıdı.
Dünden Bugüne Neler Oldu? Hürmüz Boğazı'nda Helikopter Krizi
Krizin fitili, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nda bir ABD Apache helikopterinin Tahran tarafından düşürüldüğünü duyurmasıyla ateşlendi. Bu açıklamanın hemen ardından ABD, İran'a yönelik doğrudan misilleme saldırıları başlattı.
Bu sıcak çatışma ortamı, tüm taraflar arasında aylardır sürdürülmeye çalışılan ateşkes sürecini tehlikeye attı. Piyasaların şu an en büyük endişesi, savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılarak küresel tedarik zincirlerini ve enerji rotalarını felç etmesi.
Petrol Fiyatlarında Yön Yeniden Yukarı
Artan savaş geriliminin ilk ve en net yansıması enerji piyasalarında görüldü. Önceki seanslarda son yedi haftanın en düşük seviyelerini test eden petrol fiyatları, ABD'nin hava harekatı haberleriyle hızla toparlandı.
| Enerji Piyasası | Güncel Fiyat | Değişim |
| Brent Petrol | 92,29 Dolar | %+0,9 |
| ABD Ham Petrolü (WTI) | 88,97 Dolar | %+0,8 |
Analistler, piyasaların bu durumu henüz kalıcı bir "makro şok"tan ziyade "manşet riski" olarak fiyatladığını belirtiyor. Fiyatların 90 dolar bandında kalması, tam teşekküllü bir arz kesintisinin fiyatlanmadığını gösteriyor. Ancak enerji altyapılarının vurulması veya ABD'nin askeri harekatlarının genişlemesi durumunda, petrolde çok daha sert ve kalıcı yukarı yönlü fiyatlamalar (repricing) görmemiz muhtemel.
Borsalarda Riskten Kaçış Hızlandı
Jeopolitik gerilimin tırmanması, yapay zeka (AI) hisselerindeki şişkin değerleme endişeleriyle halihazırda baskı altında olan hisse senedi piyasalarına ağır bir darbe vurdu. Dün gece ABD teknoloji hisselerindeki toparlanma çabasının fiyaskoyla sonuçlanmasının ardından düşüş, Asya piyasalarına da sıçradı.
-
Japonya'nın Nikkei 225 endeksi %0,9 geriledi.
-
Yapay zeka ve teknoloji şirketlerinin ağırlıkta olduğu Güney Kore KOSPI endeksi %2 değer kaybederek en büyük hasarı aldı.
-
Japonya dışı Asya-Pasifik hisselerini izleyen MSCI geniş tabanlı endeksi ise %0,6 düştü.
Gözler Enflasyon Verilerinde ve Merkez Bankalarında
Savaşın enerji maliyetleri üzerinden yaratacağı enflasyonist baskı yatırımcıların odağında. Çarşamba günü açıklanacak kritik ABD TÜFE verisinde yıllık enflasyonun %4,2'ye ulaşması bekleniyor. Bu gerçekleşirse, Nisan 2023'ten bu yana görülen en büyük yıllık enflasyon artışı kayıtlara geçecek.
Savaş patlak vermeden önce ABD Merkez Bankası'ndan (Fed) faiz indirimi bekleyen piyasalar, güçlü gelen istihdam rakamları ve yükselen petrol fiyatlarıyla yönünü tamamen değiştirdi. Traderlar artık Aralık ayında 25 baz puanlık bir faiz artırımını masaya koymuş durumda. Yüksek enflasyon beklentileri sürerken Fed'in güvercin bir tavır sergilemesi imkansız görünüyor.
Küresel Baskı Merkez Bankalarını Zorluyor:
-
Japonya: Toptan eşya enflasyonunun son üç yılın en hızlı artışını kaydetmesiyle, Dolar/Yen paritesi müdahale sınırı olan 160 seviyelerine dayandı. Bank of Japan'ın (BOJ) faiz artırımlarını hızlandırması bekleniyor.
-
Endonezya: Merkez Bankası, kırılgan para birimini korumak için acil bir toplantıyla sürpriz bir faiz artırımı daha yapmak zorunda kaldı.
Yatırımcılar İçin Sonuç
Finans piyasaları, enerji fiyatları kontrol altında olduğu sürece jeopolitik krizleri sindirme eğilimindedir. Ancak petrol fiyatlarının yükselmeye devam etmesi, artan enflasyon verileri ve Fed'in sıkı para politikasına dönmek zorunda kalması hisse senetleri için tehlike çanlarının çalmasına neden oluyor. Önümüzdeki günlerde yatırımcıların özellikle enerji rotalarındaki gelişmelere ve ABD enflasyon verilerine karşı son derece defansif bir pozisyon alması gerekebilir.