FRX
10.05.2026 | FRX Premium Terminal
KÖŞE YAZISI

"Mayıs'ta Sat ve Git" Efsanesi: Hâlâ Geçerli mi?

Muhammed Basyigit
07.05.2026 01:52 19 Okunma
Finans dünyasında mevsimler değişirken yankılanan eski bir deyiş vardır: "Sell in May and go away, come back on St. Leger's Day." (Mayıs'ta sat ve git, St. Leger Günü geri dön). Kökleri İngiltere'deki aristokratların yaz tatillerine ve at yarışlarına dayanan bu söz, yıllar boyunca geleneksel borsalarda bir yatırım kuralı gibi dilden dile dolaştı. Peki, ekranların hiç kapanmadığı, algoritmaların saniyede binlerce işlem yaptığı günümüz piyasalarında bu romantik deyişin matematiksel bir karşılığı var mı?

Geleneksel Bakış: Neden "Mayıs'ta Sat"?
Bu stratejinin temelinde düşük likidite ve hacimsizlik yatar. Tarihsel olarak büyük fon yöneticileri ve kurumsal yatırımcılar yaz aylarında masalarından uzaklaştığında, piyasalardaki işlem hacmi düşer. Hacmin düşmesi, fiyat hareketlerinin cılızlaşmasına veya anlık, temelsiz dalgalanmalara zemin hazırlar. Bu nedenle, yaz aylarının "ölü" sezonunu nakitte veya risksiz varlıklarda geçirip, sonbaharın volatilitesiyle piyasaya dönmek uzun süre mantıklı bir strateji olarak kabul edildi.

Ancak veriler, bu ezberin her zaman çalışmadığını gösteriyor. Özellikle teknoloji hisselerinin ağırlıkta olduğu endekslerde (örneğin NASDAQ) ve majör hisse senetlerinde, yaz aylarında da ciddi trendlerin doğduğuna defalarca şahit olduk.

7/24 Açık Piyasalar: Forex ve Kriptoda Mevsimsellik
Geleneksel borsalar için geçerli olabilecek bu durgunluk argümanı, Forex ve kripto para ekosistemine girdiğimizde büyük ölçüde çöker.

Döviz Piyasaları (Forex): Küresel makroekonomik veriler, merkez bankası faiz kararları ve jeopolitik gelişmeler yaz tatili dinlemez. EUR/USD veya GBP/USD paritelerinde bir merkez bankası yetkilisinin Ağustos ayında yapacağı şahin bir açıklama, tüm ezberleri bozabilir.

Kripto Varlıklar: 7 gün 24 saat işlem gören, sınır tanımayan kripto piyasalarında "yaz tatili" diye bir kavram yoktur. Hatta geçmiş döngülere baktığımızda, yaz aylarına denk gelen çok sert kırılımlar ve altcoin hareketlilikleri görülmüştür.

Takvim Yaprakları mı, Teknik Veriler mi?
Modern bir yatırımcı için asıl tehlike, piyasanın yönünü takvim yapraklarına bakarak tayin etmektir. "Mayıs geldi, her şeyi satıp çıkayım" demek yerine, fiyatın ve hacmin bize ne anlattığına odaklanmak gerekir.

İşte tam bu noktada teknik analiz ve otomasyon devreye giriyor. Özel yazılmış indikatörler, fiyat eylemi (price action) stratejileri ve hacim analizleri bize piyasanın gerçek nabzını verir. Eğer fiyat düşük hacimle, piyasanın genelinin katılımı olmadan zoraki bir şekilde yükseliyorsa (exhaustion - tükenme), bu durum Mayıs ayında da tehlikelidir, Kasım ayında da. Önemli olan ayın ismi değil, grafiklerdeki sinyallerin gücüdür.

Kritik Çıkarımlar:

Hacmi İzleyin: Yükselişler hacimle desteklenmiyorsa, takvimden bağımsız olarak temkinli olun.

Volatiliteyi Fırsata Çevirin: Düşük hacimli piyasalarda ani volatiliteler (VIX endeksindeki sıçramalar gibi) çift yönlü işlem fırsatları yaratabilir.

Veriye Güvenin: Duygusal ve kulaktan dolma ezberler yerine; kendi stratejinize, indikatörlerinize ve risk yönetiminize sadık kalın.

Sonuç olarak; Mayıs'ta satıp gitmek yerine, Mayıs'ta ekran başında kalıp düşük likidite ortamının yaratabileceği "tuzakları" ve "fırsatları" algoritmaların keskin gözüyle avlamak, modern yatırımcının asıl stratejisi olmalıdır. Piyasalar uyumaz, fırsatlar da tatile çıkmaz.
Yorumlar (0)
Bu yazıya yorum yapabilmek veya görüş bildirebilmek için
lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Henüz yorum yapılmamış.