13 Mayıs 2026 Çarşamba günü, küresel hisse senedi piyasaları ve Borsa İstanbul için adeta bir stres testine dönüştü. Haftalardır borsaları ayakta tutan "Merkez Bankası faiz indirim" hikayesinin ciddi yara alması ve jeopolitik risklerin fiyatlanmaya başlamasıyla piyasalarda sert bir düzeltme hareketi izledik. Peki, bugünkü hacimli satış dalgasının arkasında hangi temel dinamikler yatıyor?
ABD Enflasyonu Piyasaların Hayallerini Yıktı
Bugünkü küresel satış baskısının tartışmasız en büyük tetikleyicisi, ABD'den gelen Nisan ayı enflasyon (TÜFE) verileri oldu. Yıllık enflasyon oranı yüzde 3,8'e tırmanarak Mayıs 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Beklentilerin üzerinde gelen bu sıcak veri, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim döngüsüne başlayacağı yönündeki umutlara ağır bir darbe vurdu.
Â
Artan enflasyon ve güçlü kalan istihdam verileri, Wall Street devlerinin de beklentilerini hızla revize etmesine neden oldu. BofA (Bank of America), 2026 yılının tamamında Fed'in faizleri sabit tutmasını beklerken; Goldman Sachs ilk indirim beklentisini Aralık 2026'ya kadar ertelediğini duyurdu. Faizlerin "daha uzun süre yüksek" kalacağı gerçeğiyle yüzleşen ABD endekslerinde, özellikle teknoloji ağırlıklı hisselerde sert kâr satışları izlendi.
Â
OrtadoÄŸu Tansiyonu ve Petrol Åžoku
Enflasyondaki bu inatçı tutumun perde arkasında ise enerji maliyetlerindeki yükseliş yatıyor. İran ekseninde devam eden gerilimlerin Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ticaretini aksatması, küresel tedarik zincirinde yeni yaralar açıyor. Brent petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü ivme, tüm dünyada yeni bir enflasyonist dalga yaratma potansiyeli taşıyor. Bu jeopolitik risk primi, riskli varlıklardan kaçan fonların yeniden defansif pozisyonlara geçmesine neden oldu.
Â
BIST 100 Küresel Fırtınaya Direnemedi
Yurt dışındaki bu kaotik makro tablo, Borsa İstanbul'u da doğrudan etkisi altına aldı. Dün 15.134 seviyesinden kapanış yapan BIST 100 endeksi, küresel risk iştahındaki çöküşe paralel olarak sert bir geri çekilme yaşadı.
Â
Teknik açıdan bakıldığında, 15.000 psikolojik desteğinin ve kritik kısa vadeli hareketli ortalamaların kırılması satışları daha da derinleştirdi. Özellikle algoritmik işlemlerin devreye girmesi ve otomatik stop-loss (zarar kes) seviyelerinin tetiklenmesi, piyasadaki panik havasını bir miktar körükledi. Gelişmiş indikatörler ve özel "pusu" stratejileriyle piyasayı tarayan teknik analistler, trendin yeniden güvenli bölgeye geçmesi için öncelikle hacimli bir şekilde 15.200 direncinin üzerine atılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Yarına Bakış: Mevcut konjonktürde küresel rüzgarın yönünü ABD tahvil faizlerindeki seyir ve petrol fiyatları belirlemeye devam edecek. Yurt içinde ise yatırımcıların, volatilitenin arttığı bu günlerde risk yönetimini ve disiplinli işlem stratejilerini ön planda tutması büyük önem taşıyor.
Â