GÜNCEL
KÖŞE YAZISI Geri

Ateşkes Masada, Namlular Sahada

Yazıyı Dinle
Söze, herkesin aklındaki o en net soruyla, kesin bir cevap vererek başlayalım: Şu an için nihai, liderler düzeyinde imzalanmış ve sahada tam anlamıyla uygulanan bir anlaşma YOK.

Ancak tarihi bir kırılma noktasındayız. Dün (28 Mayıs 2026) itibarıyla ABD ve İranlı müzakereciler, Pakistan'ın arabuluculuğunda nisan ayından bu yana süregelen kırılgan ateşkesi 60 gün daha uzatacak ve nükleer görüşmeleri yeniden başlatacak bir taslak metin (MoU) üzerinde el sıkıştılar. Fakat bu taslağın hayata geçmesi için Donald Trump'ın nihai onayı gerekiyor ve İran medyası (Tasnim) henüz metnin son halini almadığını, ortada kesinleşmiş bir durum olmadığını iddia ediyor.

Dahası, masada barış konuşulurken sahada mermiler uçuşmaya devam ediyor; ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Hürmüz çevresinde İran İHA'larını vururken, İran da Kuveyt'teki ABD üssüne misilleme yapıyor.

Yani özetle: Ateşkes kağıt üzerinde can çekişiyor, sahada ise fiilen yok sayılıyor.

Peki bu noktaya nasıl geldik ve dünyayı sarsan bu krizde asıl oyun nerede dönüyor? Gelin, küresel medyanın ve kilit aktörlerin merceğinden bu kördüğümü "vay be" dedirtecek detaylarla çözelim.

Krizin Kara Deliği: Lübnan ve Hürmüz Şantajı
Anlaşmanın önündeki en büyük engel ne nükleer tesisler ne de dondurulmuş varlıklar; asıl kördüğüm Lübnan. İran yönetimi, ateşkesin İsrail'in Hizbullah'a yönelik operasyonlarını da kapsamasında ısrarcı. İsrail Başbakanı Netanyahu ise "Ateşkes Lübnan'ı bağlamaz" diyerek Güney Lübnan'ı adeta cehenneme çeviriyor. İsrail ordusunun Lübnan'ın içlerine doğru ilerleyişi, ABD'nin İran ile masada el sıkışmasını neredeyse imkansız hale getiriyor.

İkinci büyük kriz ise küresel ekonominin şahdamarı olan Hürmüz Boğazı. İran, müzakerelerde eli yükselterek boğazdan geçişler için bir "geçiş ücreti" (toll) sistemi kurmayı masaya getirdi. Buna karşılık ABD Hazine Bakanı Scott Bessent resti çekti ve böyle bir sisteme sessiz kalması veya aracılık etmesi halinde ABD müttefiki Umman'ı bile ağır yaptırımlarla vurmakla tehdit etti.

Medya Savaşları: Kim Neyi Görüyor?
ABD Medyası (İyimser ama Tedirgin): The New York Times, Axios ve Reuters gibi devler, müzakerecilerin 60 günlük uzatma taslağında anlaştığına odaklanmış durumda. Ancak manşetlerin satır aralarında Donald Trump'ın öngörülemezliği var. Trump'ın "Ya anlaşırlar ya da işi kökünden bitiririz" çıkışı, Amerikan medyasında "Barış her an çok daha büyük bir bölgesel savaşa evrilebilir" şeklinde okunuyor.

İran Medyası (Zafer ve İnkar): Tasnim Haber Ajansı, Batı medyasının "anlaştılar" haberlerini yalanlayarak "Henüz bitmiş, imzalanmış bir şey yok" diyor. Devlet televizyonu IRIB ise bir yandan Kuveyt'teki Amerikan üssüne yapılan misillemeleri büyük bir zafer olarak sunarken, diğer yandan diplomasinin kazanımlarını (yaptırımların kalkması ihtimalini) ön plana çıkarıyor.

Avrupa Medyası (Karanlık Tablo): The Guardian başta olmak üzere Avrupa basını, atılan diplomatik adımlardan ziyade sahadaki şiddet sarmalına odaklanıyor. İsrail'in Lübnan'daki sivil altyapıyı hedef alması ve ABD-İran arasındaki karşılıklı drone düelloları, Avrupa için yeni bir göç dalgası ve derin bir enerji krizinin habercisi olarak yorumlanıyor.

Çapraz Ateşteki Üç Aktör: İsrail, Hindistan ve Fas
Bu krizin görünmeyen cephelerinde pozisyon alan ülkelerin ajandaları, aslında gidişatı süper güçler kadar etkiliyor:

İsrail (Masayı Deviren Güç): Netanyahu yönetimi için bu kaos ortamı, İran'ın vekillik ağını tamamen çökertmek için tarihi bir fırsat. Washington'ın ateşkes çabalarını umursamadan "Sonsuz Karanlık Operasyonu" (Operation Eternal Darkness) ile Bint Jbeil gibi kilit kasabaları ele geçirmeleri, ABD'yi müzakere masasında oldukça zor durumda bırakıyor.

Hindistan (Sessiz ama Etkili Bekleyiş): Yeni Delhi, küresel petrol akışının durmasından en çok korkan başkent. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun geçtiğimiz günlerde bizzat Hindistan'a giderek "Anlaşma bugün bile olabilir" mesajı vermesi tesadüf değildi. Hindistan, Hürmüz'ün tamamen kilitlenmemesi için perde arkasında büyük bir diplomatik ağırlık koyuyor ve Asya'nın enerji güvenliğinin garantörü rolünü oynuyor.

Fas'ın (Morocco) Stratejik Tedirginliği: Kuzey Afrika'nın kilit ülkesi Fas, coğrafi olarak bu denkleme uzak görünse de stratejik olarak tam göbeğinde. Neden mi? Fas, ayrılıkçı Polisario Cephesi'ne silah desteği verdiği gerekçesiyle 2018'de İran ile diplomatik ilişkilerini kesti. Üstelik İbrahim Anlaşmaları (Abraham Accords) ile İsrail'in stratejik müttefiki konumunda. Masadan istediğini almış, güçlenmiş ve yaptırımlardan kurtulmuş bir İran çıkması, Fas'ın ulusal güvenlik kabusudur. Ancak uzayan savaşın ve Hürmüz krizinin petrol fiyatlarını fırlatması da Fas ekonomisini ciddi şekilde yaralar. Rabat yönetimi şu an büyük bir diplomatik gerilimle süreci izliyor.

Piyasalara Etkisi: Namlunun Ucundaki Ekonomi
Eğer bu 60 günlük ateşkes taslağı Trump'ın masasından döner veya İsrail'in saldırıları nedeniyle çökerse, piyasaları bir kasırga bekliyor:

Petrolün Ateşi: Hürmüz Boğazı'nda suların ısınması ve ABD'nin İran gemilerine uygulayacağı olası bir deniz ablukası, Brent petrolün varil fiyatını anında yukarı yönlü kıracaktır. Bu, tüm dünya için yepyeni bir maliyet enflasyonu dalgası demek.

Altın ve Güvenli Limanlar: Jeopolitik riskin "kırmızı alarm" seviyesinde kalması, altını tarihi zirvelerde diri tutuyor. Trump'ın atacağı sürpriz bir "barış imzası" altında ani kar realizasyonlarına ve gevşemeye yol açabilir; ancak masanın tamamen devrilmesi, trilyonlarca doların hızla altına kaçmasına neden olacaktır.

Tedarik Zinciri Felçi: Sadece enerji değil, Asya'dan Avrupa'ya giden devasa ticari yüklerin rotalarını kalıcı olarak Ümit Burnu'na çevirmesi, lojistik maliyetlerini katlayarak küresel ticareti ciddi anlamda yavaşlatacaktır.

Sonuç Olarak: 2026 Mayıs'ının bu son günlerinde dünya, Donald Trump'ın kaleminin ucuna ve İsrail'in Güney Lübnan'daki sınır tanımaz hamlelerine kilitlenmiş durumda. Barış, namluların gölgesinde imzalanmayı bekleyen titrek bir kağıt parçasından ibaret.
Yorumlar (0)
Bu yazıya yorum yapabilmek veya görüş bildirebilmek için
lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Henüz yorum yapılmamış.