FRX
Giriş Yap Kayıt Ol
GÜNCEL
KÖŞE YAZISI Geri

Alüminyum Krizi ve Türkiye

Yazıyı Dinle
Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilimler ve özellikle Körfez bölgesindeki üretim kesintileri, küresel alüminyum piyasasında kartların yeniden karılmasına neden oluyor. Uluslararası Alüminyum Enstitüsü (IAI) verilerine göre, Körfez bölgesindeki birincil alüminyum üretimi nisan ayında bir önceki aya göre %29, yıllık bazda ise %34,6 gibi dramatik bir düşüşle 330 kilotona geriledi. Bu, Kasım 2013’ten bu yana görülen en düşük seviye. Dünyanın en büyük üreticisi Çin, Orta Doğu’dan sapan alümina hammaddesini kendi izabe tesislerine (smelter) yönlendirerek üretimini yıllık bazda %1,6 artışla (yılbaşından bu yana 14,7 milyon ton) korumayı başarsa da, küresel arz zinciri ciddi bir stres testiyle karşı karşıya.

Peki, küresel sanayinin "hafif ve stratejik" metali alüminyumda yaşanan bu sarsıntı, Türkiye ekonomisini, sanayisini ve şirketlerini nasıl etkileyecek?

1. Türkiye Alüminyumda Nerede Duruyor? (Mevcut Durum ve Bağımlılık)
Türkiye, alüminyum talebi son derece yüksek, ancak ham alüminyum (birincil alüminyum) üretiminde büyük oranda dışa bağımlı bir ülkedir.

Üretim Bacağı: Türkiye'nin tek birincil alüminyum üreticisi Konya Seydişehir'de bulunan Eti Alüminyum'dur. Şirket, yıllık yaklaşık 80-85 bin ton civarında birincil alüminyum üretimi gerçekleştirmektedir.

Tüketim Bacağı: Türkiye'nin yıllık alüminyum tüketimi ise 1 milyon tonun üzerindedir. Bu durum, Türkiye'nin birincil alüminyumda %90'ın üzerinde dışa bağımlı olduğunu göstermektedir.

Tedarik Kaynakları: Türkiye ham alüminyumu ve alüminyum külçeleri ağırlıklı olarak Rusya (Rusal), Körfez ülkeleri (BAE, Katar, Bahreyn) ve lojistik yakınlığı nedeniyle çevre ülkelerden ithal etmektedir. Körfez’deki %30'a yakın üretim çöküşü, Türkiye için doğrudan bir tedarik maliyeti artışı anlamına geliyor.

2. Hangi Sektörler Nasıl Etkilenecek?
Alüminyum, modern sanayinin omurgasını oluşturan pek çok sektörde ikame edilmesi zor bir metaldir. Türkiye'de bu krizden en çok etkilenecek sektörler şunlardır:

Otomotiv Sanayii (Kritik Seviye): Araçların hafifletilmesi ve elektrikli araç (EV) batarya kasaları için alüminyum kullanımı hayati önem taşır. Türkiye'nin ihracat lideri olan otomotiv sektörü (ve ana sanayiye üretim yapan parça üreticileri), alüminyum alaşımlı parça tedarikinde maliyet artışlarıyla karşılaşacaktır.

İnşaat ve Mimari Sistemler (Yüksek Seviye): Alüminyum profil, pencere, cephe kaplama sistemleri Türkiye'de devasa bir sektördür. İç piyasadaki inşaat maliyet endeksi doğrudan yukarı itilecektir.

Ambalaj ve Hızlı Tüketim (Orta-Yüksek Seviye): Alüminyum kutu (içecek), folyo ve gıda ambalajı üreten firmalar, hammadde fiyatlarındaki volatiliteden (oynaklıktan) anlık olarak etkilenecektir.

Enerji ve Elektrik-Elektronik: Yüksek gerilim hatları ve trafolarda bakırın alternatifi olarak kullanılan alüminyum iletkenler, enerji altyapı projelerinin maliyetini artıracaktır.

3. Öne Çıkan Şirketler: Riskler ve Fırsatlar
Borsa İstanbul (BIST) ve Türkiye sanayi genelinde alüminyum fiyat hareketlerinden doğrudan etkilenecek kritik aktörler bulunmaktadır:

SASA, Borusan, Federal-Mogul vb. Endüstriyel Üreticiler: Alüminyum girdisi yüksek olan veya otomotiv/beyaz eşyaya parça üreten devler için marj baskısı oluşabilir.

Alüminyum İşleme ve Geri Dönüşüm Şirketleri (Örn: Çuhadaroğlu Alüminyum - CUSAN): Profil ve mimari sistem üreten şirketler, hammadde fiyat artışlarını nihai ürüne yansıtmakta zorlanırlarsa kar marjı baskısı yaşarlar. Ancak ellerinde güçlü stok bulunduranlar kısa vadeli stok karı yazabilir.

Geri Dönüşüm ve İkincil Alüminyum: Birincil alüminyum (madenden üretilen) krize girdiğinde, hurda ve geri dönüştürülmüş alüminyumun (ikincil alüminyum) değeri katlanır. Türkiye'deki yeşil dönüşüm odaklı geri dönüşüm tesisleri bu dönemde talebi üzerine çekebilir.

4. Gelecekte Ne Olur? (Stratejik Öngörüler)
Çin Bağımlılığı Artacak: Körfez devre dışı kaldıkça ve Batı dünyası Rus alüminyumuna yaptırım uygulamaya devam ettikçe, Çin'in (veya Çin üzerinden yönlendirilen alüminanın) küresel piyasadaki diktatörlüğü artacaktır. Türkiye, Çin'den yarı mamul ithalatını artırmak zorunda kalabilir.

Lojistik ve Navlun Avantajı: Türkiye, hammadde krizini iyi yönetebilirse, Avrupa'ya yakınlığı sayesinde bitmiş/yarı mamul alüminyum ürünlerinde (profil, levha, folyo) Avrupa'nın Körfez yerine Türkiye'yi tercih etmesini sağlayabilir. Yani ham metalde kriz yaşarken, "işlenmiş alüminyum ihracatında" fırsat yakalayabiliriz.

CBAM (Sınırda Karbon Düzenlemesi) Baskısı: Alüminyum, AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'na (SKDM) tabi ilk sektörlerden biri. Körfez krizinin üretimi vurmasıyla birlikte Türkiye, karbon ayak izi düşük (yeşil enerjiyle üretilmiş) alüminyum bulmakta zorlanabilir. Bu da AB'ye yapılan ihracatta ek vergiler anlamına gelebilir.

Küresel Alüminyum Üretim Trendleri (2013 - 2026)
Körfez bölgesinde yaşanan son çöküşün tarihsel boyutunu ve küresel üretimin nisan ayındaki geri çekilmesini anlamak için aşağıdaki interaktif simülasyonu inceleyebilirsiniz. Bu grafik, 2013'teki büyük krizden bu yana üretimin nasıl dalgalandığını ve bugünkü Orta Doğu geriliminin arzı nereye fırlattığını/düşürdüğünü görselleştirmektedir.
Yorumlar (0)
Bu yazıya yorum yapabilmek veya görüş bildirebilmek için
lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Henüz yorum yapılmamış.