FRX
Giriş Yap Kayıt Ol
FLAŞ
KÖŞE YAZISI Geri

Maden Hırsı ve Tükenen Su Kaynaklarımız

Yazıyı Dinle
Kazakistan'dan gelen sinyaller, aslında çoktandır kapımızda bekleyen bir felaketin habercisi.
Bozkırın ortasında, maden çıkarma hırsıyla yükselen tesisler, sadece toprağı delmiyor; aynı
zamanda o bölgenin yaşam kaynağı olan su yataklarını da hızla tüketiyor. Peki, biz ne yapıyoruz?

Türkiye’nin dört bir yanı, benzer bir iştahla şantiye alanına dönmüş durumda.

Son yıllarda ülkemizde hızla artan maden ruhsatları ve yabancı sermayeli şirketlerin "altın avı",
coğrafyamızın en büyük tehdidi haline geldi. Bir gram altın veya bakır uğruna, milyonlarca
metreküp suyun kirletilmesine ya da yer altı sularının geri dönülemez şekilde tüketilmesine
"kalkınma" deniliyor. Ancak sormak gerekir: İçemediğimiz, tarımda kullanamadığımız bir suyun
yanında, çıkarılan o madenler kime kalacak?

"Kazakistan’da yaşanan su stresi, sadece o ülkeye özgü bir yerel kriz değil; kontrolsüz
madenciliğin küresel bir yansımasıdır. Türkiye, bu modelin adeta bir kopyasını yaşıyor."

Maden sahalarında kullanılan ağır kimyasallar, toprağa sızarak yeraltı sularını zehirliyor. Su,
madencilik faaliyetlerinin en önemli girdisidir; ancak bu süreçte su, üretim zincirinin bir parçası
olmaktan çıkıp, tüketilen ve yok edilen bir "atık" haline geliyor. Kazakistan’daki maden boomu, su
kaynaklarını yok ederken biz de Türkiye’de benzer bir döngüdeyiz. Kaz Dağları'ndan Anadolu'nun
derinliklerine kadar, yerel halkın suyu, sanayi tipi madenciliğin insafına bırakılmış durumda.


Bu gidişatın sonu bellidir: Kuruyan dereler, çoraklaşan tarım alanları ve içme suyu kıtlığı. İnsanlık,
altın hırsı uğruna yaşamın temel taşını, yani suyu elinden kaçırıyor. Madenlerin sağladığı geçici
ekonomik büyüme, kalıcı bir ekolojik yıkımla takas edilemez. Eğer bugün bu "suskunluğu"
bozmazsak, yarın musluklarımızdan akan madenli çamuru dahi bulamayacağız.

Artık uyanma vaktidir. Doğamız, bizim en değerli hazinemizdir; madenlerin içinden çıkarılan
herhangi bir cevherden çok daha kıymetlidir. Kazakistan örneği bir uyarı levhası gibi önümüzde
duruyor; o levhayı görmezden gelirsek, faturayı ödeyecek olan bizler ve çocuklarımız olacaktır.
Yorumlar (0)
Bu yazıya yorum yapabilmek veya görüş bildirebilmek için
lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Henüz yorum yapılmamış.