Çin'in güneyindeki Guangxi Tıp Üniversitesi İkinci Bağlı Hastanesi'nden Prof. Dr. Sun Xuyong liderliğindeki ekip, "ksenotransplantasyon" (farklı türler arası organ nakli) alanında daha önce yapılmamış bir operasyonu gerçekleştirdi. 53 yaşındaki beyin ölümü gerçekleşmiş bir erkek hastaya, ailesinin onayıyla, tek bir ameliyatta tam bir domuz karaciğeri ve iki domuz böbreği nakledildi.
Med adlı saygın bilimsel dergide de yayımlanan araştırmaya göre, nakledilen organlar insan vücudunda 5 gün (106 saat) boyunca başarılı bir şekilde çalışmayı sürdürdü.
6 Genetik Müdahale ile Uyum Sağlandı
Domuz organlarının insan bağışıklık sistemi tarafından anında reddedilmesini (hiperakut ret) önlemek amacıyla donör olarak kullanılan minyatür Bama domuzunun DNA'sında 6 hassas değişiklik yapıldı:
-
İnsan vücudunda şiddetli bağışıklık tepkisi tetikleyen 3 domuz geni çıkarıldı.
-
Kan pıhtılaşmasını düzenlemek ve organ uyumunu artırmak için 3 insan geni eklendi.
Ameliyattan sadece 19 saat sonra domuz karaciğeri safra üretmeye başlarken, böbrekler kandan atıkları süzerek hastanın yüksek olan kreatinin seviyelerini normale düşürdü. Bu durum, genetiği değiştirilmiş birden fazla organın insan vücudunda aynı anda koordineli şekilde çalışabildiğinin ilk somut kanıtı oldu.
Türkiye'deki Hastalar İçin Ne İfade Ediyor? Kimler Sevinecek?
Çin'den gelen bu umut verici haber, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de organ bekleyen on binlerce hasta ve onların aileleri için yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor.
1. Böbrek ve Karaciğer Bekleyen On Binlerce Hasta
Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de her yıl 20 binden fazla kişi sadece böbrek nakli için bekleme listesinde yaşam mücadelesi veriyor. Haftanın belirli günlerini diyaliz makinelerine bağlı geçiren böbrek hastaları ve uygun donör çıkmadığı için zamanla yarışan 2 binden fazla siroz/karaciğer yetmezliği hastası, bu gelişmeden en çok etkilenecek ve sevinecek grup. Domuz organlarının güvenli bir alternatif haline gelmesi, bu hastaların "uygun kadavra çıkacak mı?" korkusunu bitirebilir.
2. Çaresiz Bekleyen Aileler ve Hasta Yakınları
Organ nakli sadece hastayı değil, tüm aileyi yıpratan bir süreçtir. Sevdiklerine kendi organını vermek isteyip de doku ya da kan grubu uyuşmazlığı nedeniyle çaresiz kalan, her telefon çaldığında hastaneden müjdeli haber bekleyen aileler için bu araştırma, tükenen umutları yeniden yeşertecek.
3. Türk Tıp ve Bilim Dünyasının İlgi Odağı
Türkiye, özellikle canlıdan canlıya karaciğer ve böbrek nakli konusunda dünyanın en başarılı cerrahlarına ve merkezlerine sahip. Türk tıp dünyası, Çin'deki bu tekniğin sonuçlarını çok yakından takip edecektir. Organ reddini engelleyen gen düzenleme teknolojilerinin (CRISPR) başarısı kanıtlandıkça, Türkiye'deki üniversiteler ve araştırma hastanelerinin de bu yönde çalışmalara hız vermesi, tıp camiasının şu anki en büyük ilgi odaklarından biri olacak.
Organ Bekleme Listeleri Tarih mi Oluyor?
Araştırmacılar, beşinci günün sonunda organlarda hafif pıhtılaşma ve ret belirtileri görülmeye başlandığını belirterek bu yöntemin hastanelerde standart bir tedaviye dönüşmesi için önümüzde hala aşılması gereken tıbbi engeller olduğunu vurguluyor. Ancak sadece birkaç yıl önce bilimkurgu olarak görülen aynı anda birden fazla hayvan organının insana nakli, artık gerçek bir medikal veri haline geldi.
Eğer sonraki denemelerde uzun süreli yaşam oranları elde edilirse, önümüzdeki 10 yıl içerisinde küresel çaptaki organ sıkıntısının tamamen ortadan kalktığını ve bekleme listelerinin tarihe karıştığını görebiliriz.
Bu tıbbi kilometre taşı hakkında daha fazla görsel detaya ulaşmak için Çin'in ilk domuz karaciğeri ve böbreği nakli videosunu izleyebilirsiniz. Bu video, Guangxi Tıp Üniversitesi'nde gerçekleşen bu devrim niteliğindeki eşzamanlı organ nakli ameliyatının kapsamını ve bilimsel sürecin önemini uzmanların anlatımıyla özetlemektedir.