SİNGAPUR/WASHINGTON – Küresel enerji piyasalarını aylardır kilitleyen ve tedarik zincirlerinde büyük aksamalara yol açan ABD-İran geriliminde, üst düzey diplomatik sinyallerin ardından dikkat çekici bir gelişme yaşandı. ABD yönetiminden gelen olumlu barış mesajlarının ardından, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan tankerlerin bölgeden çıkış yapmaya başladığı bildirildi.
Diplomatik "Olumlu Sinyaller" Piyasalara Yansıdı
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile yaşanan çatışmanın "çok hızlı" bir şekilde sona erebileceğine dair açıklamaları ve Başkan Yardımcısı JD Vance’in Tahran ile yürütülen müzakerelerde kaydedilen ilerlemeye işaret eden sözleri, piyasalarda temkinli bir iyimserlik yarattı. Başkan Yardımcısı Vance, Beyaz Saray'da yaptığı basın açıklamasında, sürecin şu an "oldukça iyi bir noktada" olduğunu belirtti.
Bu diplomatik yumuşama sinyalleri, küresel petrol fiyatlarına da yansıdı. Brent petrolün varil fiyatı, Beyaz Saray'dan gelen açıklamaların ardından 110 dolar seviyelerine kadar geriledi. Uzmanlar, yatırımcıların Washington ve Tahran arasındaki bu görüşmelerin somut bir barış anlaşmasına dönüp dönmeyeceğini yakından izlediğini vurguluyor.
Tanker Trafiğinde İlk Adımlar
Denizcilik verilerine göre, Irak ham petrolü taşıyan iki Çin bandıralı süper tanker, yaklaşık 4 milyon varillik yükleriyle Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yaptı. Bu hamle, aylardır devam eden askeri ablukada kritik bir gelişme olarak görülüyor. Savaşın başlamasından bu yana yüzlerce tankerin Körfez'de hapis kalması, küresel enerji arzında tarihsel ölçekte bir krize yol açmıştı.
Müzakerelerde "Kırmızı Çizgiler" ve Zorluklar
Her ne kadar piyasalar iyimserliğe odaklansa da, ABD tarafı müzakere sürecindeki zorlukları da gizlemiyor. Başkan Yardımcısı Vance, İran tarafındaki "dağınık liderlik yapısının" müzakere pozisyonlarını netleştirmeyi zorlaştırdığını belirterek, ABD'nin bu süreçte "kırmızı çizgilerini" ortaya koymaya çalıştığını ifade etti.
Tahran cephesinde ise, İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı Ebrahim Azizi, Trump'ın saldırı kararını askıya almasını, İran'ın kararlı bir askeri karşılık verme kapasitesinin anlaşılmasına bağladı. İran basınına göre Tahran’ın sunduğu barış teklifi; çatışmaların sona erdirilmesi, ABD güçlerinin İran çevresinden çekilmesi, yaptırımların kaldırılması ve abluka nedeniyle oluşan zararların tazminini içeriyor. Ancak Washington, bu şartların büyük ölçüde önceki reddedilen tekliflerle aynı olduğu görüşünde.
Savaşın Gölgesinde Gelecek Belirsizliği
ABD-İsrail bombardımanı sonucu İran'da binlerce kişinin hayatını kaybetmesiyle başlayan çatışmalar, nisan ayı başındaki ateşkesle kısmen durulmuştu. Ancak bölgedeki gerilim, özellikle Irak üzerinden Körfez ülkelerine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarıyla varlığını sürdürüyor.
Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, askeri harekatın amacını İran'ın bölgedeki milis gruplara desteğini kesmek ve nükleer programını dağıtmak olarak tanımlamıştı. Gelinen noktada, savaşın enerji altyapısına verdiği büyük zarara ve insani kayıplara rağmen, İran'ın nükleer kapasitesini ve bölgesel tehdit oluşturma gücünü ne derece kısıtladığı ise uluslararası çevrelerde tartışılmaya devam ediyor.