Savunma sanayisinin finansman krizine çözüm olarak sunulan Kanada merkezli Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası (DSRB) girişiminde sürpriz bir gelişme yaşandı. 7 Temmuz 2026'da Ankara’da düzenlenen 36. NATO Zirvesi'nde atılan tarihi imzalardan sadece üç gün sonra, Türkiye masadan kalkma kararı aldı. Gözler, bu bağımsızlık hamlesinin Borsa İstanbul'da işlem gören savunma devlerine nasıl yansıyacağına çevrildi.
ESG Kriterlerine Karşı Yeni Bir Çıkış Yolu: DSRB Nedir? Geleneksel küresel finans kurumlarının, katı ESG (Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim) kriterleri sebebiyle savunma sanayisine kredi vermekten kaçınması, sektörde ciddi bir daralmaya yol açmıştı. Nisan ayında Montreal'de tüzüğü oluşturulan DSRB, kamu ve özel sektör sermayesini mobilize ederek özellikle savunma sanayisindeki KOBİ'lere düşük maliyetli, uzun vadeli can suyu sağlamak üzere tasarlandı. 2027'de faaliyete geçmesi planlanan bankanın merkezi için de Kanada seçilmişti.
3 Günde Ne Değişti? Kanada Başbakanı Mark Carney’nin öncülüğünde 7 Temmuz’daki Ankara NATO Zirvesi'nde Kanada, Arnavutluk, Belçika, Yunanistan, Letonya, Lüksemburg, Romanya, Ukrayna ve Türkiye bankayı kurma niyetlerini dünyaya duyurmuştu. Ancak 10 Temmuz itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti; Milli Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Savunma Sanayii Başkanlığı'nın (SSB) ortak kararıyla girişime katılmama kararı aldı.
Uzmanlara göre bu kararın arkasında yatan temel nedenler şunlar:
-
Tam Bağımsızlık Stratejisi: Türkiye, kendi projelerini Savunma Sanayii Destekleme Fonu gibi güçlü ve bağımsız iç mekanizmalarla finanse etmeyi tercih ediyor. Merkezi Kanada'da olan uluslararası bir kurula tabi olmak, Türkiye'nin esnek üretim ve ihracat politikalarına bir bariyer olarak görülmüş olabilir.
-
Örtülü Ambargoların Gölgesi: Kanada'nın geçmişte Türk İHA'larında kullanılan elektro-optik kameralara ve bazı askeri sistemlere getirdiği ihracat lisansı iptalleri, Ankara'nın Kanada merkezli bir savunma organizasyonuna şüpheyle yaklaşmasına neden oldu.
Borsa İstanbul (BİST) Savunma Hisselerinde Neler Bekleniyor?
Türkiye'nin uluslararası finansmandan ziyade öz kaynaklara ve ulusal mekanizmalara odaklanacağının teyit edilmesi, yerli savunma şirketlerinin iç ihalelerde ve milli projelerdeki ağırlığının daha da artacağına işaret ediyor. Bu stratejik kararın, borsada işlem gören savunma sanayi şirketleri üzerinde doğrudan ve dolaylı hacim etkileri yaratması bekleniyor.
Sürecin finansman rüzgarından etkilenebilecek, BİST'te işlem gören başlıca savunma sanayii şirketleri ve hisse kodları şu şekilde:
-
Aselsan (ASELS): Türkiye'nin en büyük savunma elektroniği devi olarak, yerli kaynaklardan ayrılacak paylardan en büyük aslan payını alması muhtemel.
-
Otokar (OTKAR): Zırhlı araç ve kara sistemlerinde lider olan şirket, milli tedarik projelerindeki öz kaynak akışından etkilenecektir.
-
Altınay Savunma Teknolojileri (ALTNY): Özellikle insansız sistemler ve kritik alt bileşen teknolojileri geliştiren şirket, DSRB'nin asıl hedef kitlesi olan Ar-Ge yoğun teknoloji üreticilerinden biri. Yerli finansmanla büyümesi hızlanabilir.
-
SDT Uzay ve Savunma Teknolojileri (SDTTR): Radar, elektronik harp ve iletişim sistemleri geliştiren SDT, savunma sanayiindeki yerli fonlamalardan doğrudan beslenen bir başka teknoloji şirketi.
-
Onur Yüksek Teknoloji (ONRYT): Ses ve veri haberleşme sistemleri üzerinde çalışan yeni halka arzlardan biri. Sektörel KOBİ ve orta ölçekli şirketlerin büyüme performansını temsil ediyor.
-
Papilon Savunma (PAPIL): Biyometrik güvenlik ve sınır kontrolü alanlarındaki yerli projelerde rol oynuyor.
-
Katmerciler (KATMR): Taktik tekerlekli zırhlı araç ve savunma ekipmanları üretiminde sektörün önemli tedarikçilerinden.
Piyasa Notu: Alınan bu "masadan kalkma" kararı, Türk savunma şirketlerinin sadece teknolojik olarak değil, finansal altyapı olarak da tam bağımsız ve yerli kaynaklara entegre ilerleyeceğini netleştirmiş durumda. Yatırımcıların ilerleyen dönemde Savunma Sanayii Başkanlığı'ndan (SSB) gelecek yeni fon ve teşvik paketlerini yakından izlemesi tavsiye ediliyor.