Havaların ısınmasıyla birlikte doğa uyandı, yaz geldi çattı. Bağda, bahçede, tarlada, ormanda veya kamp alanlarında vakit geçirenler için bu dönem aynı zamanda yılanlarla karşılaşma ihtimalinin de en yüksek olduğu zamanlar. Yılan sokması (ısırması) durumunda ise ne yazık ki yıllardır filmlerden ve dizilerden öğrendiğimiz çok tehlikeli bir efsane var: "Yılanın ısırdığı yeri kesip zehirli kanı emmek."
Peki, yılan sokulan yeri emerek pis kanı çekmek gerçekten işe yarar mı? Yoksa durumu daha mı kötüye götürür? Bu sorunun cevabını, geçtiğimiz günlerde dünya basınına yansıyan trajikomik ama bir o kadar da tehlikeli bir olay üzerinden verelim.
Filmlerdeki Gibi Olmadı: Kocasını Kurtarmak İsterken Kendi Zehirlendi!
Geçtiğimiz günlerde Çin'de yaşanan ve uluslararası basına yansıyan bir olay, "zehri emme" efsanesinin ne kadar ölümcül olabileceğini gözler önüne serdi.
Olayda, kocası zehirli bir kobra yılanı tarafından elinden ısırılan bir kadın, kocasını kurtarmak için anlık bir panikle yılanın ısırdığı bölgeyi ağzıyla emerek zehri tükürmeye çalıştı. Ancak sonuç filmlerdeki gibi kahramanca bitmedi. Kadın, zehri dışarı atmaya çalışırken kendi de ağır şekilde zehirlendi ve eşiyle birlikte hastanelik oldu. Doktorların yoğun çabasıyla kurtarılan çiftin yaşadıkları, tıp dünyasının yıllardır bas bas bağırdığı bir gerçeği tekrar hatırlattı.
Yılan Zehrini Emmek Neden Kesinlikle Yanlıştır?
Uzmanların ve ilk yardım kuruluşlarının bu konudaki cevabı çok nettir: Kesinlikle HAYIR! Yılanın ısırdığı yeri emmek veya kesmek yapılan en büyük ve ölümcül hatalardan biridir.
Bunun temel nedenleri şunlardır:
-
İkinci Bir Kurban Yaratır: Ağzınızın içinde sizin bile fark etmediğiniz mikro çizikler, diş eti kanamaları, çürükler veya aftlar olabilir. Yılan zehri (venom), bu açık yaralardan veya doğrudan ağız mukozasından saniyeler içinde kanınıza karışır. Tıpkı Çin'deki olayda olduğu gibi, kurtarıcıyken bir anda ağır bir hastaya dönüşürsünüz.
-
Zehri Çıkarmaz: Yılan dişleri hipodermik iğneler gibidir; zehri kasın ve dokunun derinliklerine enjekte eder. Yüzeyden kan emmek, dokuya çoktan yayılmış olan zehri dışarı çıkarmaz.
-
Enfeksiyon Riskini Patlatır: İnsan ağzı milyonlarca bakteri barındırır. Açık bir yılan ısırığına ağızla müdahale etmek, yaraya ciddi bakteriler bulaştırarak o bölgenin kangren olmasına veya ağır enfeksiyon geçirmesine zemin hazırlar.
-
Doku Hasarını Büyütür: Zehri akıtmak için bölgeye bıçakla kesik atmak, sinirlere ve damarlara kalıcı zararlar verebilir.
Yılan Isırmasında Doğru İlk Yardım Nasıl Olmalı?
Peki, dağda bayırda veya tarlada sizi veya bir yakınınızı yılan ısırırsa ne yapmalısınız? İşte hayat kurtaran doğru adımlar:
-
Sakin Kalın ve Hareket Etmeyin: Panik yapmak ve koşmak kalp atışını hızlandırır. Kalp hızlı atarsa, zehir kan dolaşımı yoluyla vücuda çok daha hızlı yayılır. Hasta derhal oturtulmalı veya yatırılmalıdır.
-
Hemen 112'yi Arayın: Zamanla yarışıyorsunuz. Yapılması gereken tek tıbbi müdahale, hastanede uygulanacak olan "antivenom" (panzehir) tedavisidir.
-
Isırılan Bölgeyi Sabitleyin: Isırılan kol veya bacak, bir atel veya düz bir tahta yardımıyla (kırık sarar gibi) hareketsiz hale getirilmelidir. Isırılan bölge kalp seviyesinin altında veya hizasında tutulmalıdır.
-
Takıları ve Dar Kıyafetleri Çıkarın: Yılan ısırığı hızla ödeme (şişliğe) neden olur. Yüzük, saat, bileklik veya dar kıyafetler ilerleyen dakikalarda kan akışını keserek uzvun kaybedilmesine neden olabilir; hemen çıkarılmalıdır.
-
Turnike YAPMAYIN: Isırılan yerin üstünden ip veya kemerle bölgeyi tamamen boğmak (turnike), o uzva giden kanı tamamen keser. Bu durum zehri durdurmaktan çok, dokuların ölmesine ve kolun/bacağın kesilmesine (amputasyon) yol açabilir.
-
Yaraya Buz Koymayın veya Kimyasal Sürmeyin: Yarayı sadece temiz suyla ve nazikçe silmek yeterlidir.
Özetle: Yaz aylarında doğada vakit geçirirken uzun pantolonlar ve kapalı ayakkabılar (veya çizmeler) tercih etmek en iyi önlemdir. Ancak olası bir ısırık durumunda; kahramanlık yapıp zehri emmeye kalkışmayın, hastayı sakinleştirip en yakın sağlık kuruluşuna yetiştirin!