ABD siyasetini ve hukuk dünyasını yıllardır meşgul eden yazar E. Jean Carroll ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki cinsel taciz ve karalama davasında tarihi bir eşik daha aşıldı. ABD Yüksek Mahkemesi, Trump’ın 5 milyon dolarlık tazminat kararını iptal ettirme girişimini kesin olarak reddetti.
Peki bu noktaya nasıl gelindi, son kararın anlamı ne ve bundan sonra bizi hangi senaryolar bekliyor? Adım adım inceleyelim.
Olayın Geçmişi: 30 Yıllık Hukuki Savaş Nasıl Başladı?
Her şey 1996 yılının ilkbaharında, Manhattan’ın en lüks alışveriş merkezlerinden Bergdorf Goodman’ın soyunma kabininde başladı. O dönem Elle dergisinin popüler köşe yazarı olan E. Jean Carroll, yıllar sonra yayınlayacağı anı kitabında Donald Trump’ın kendisini kabinde sıkıştırarak cinsel tacizde bulunduğunu iddia etti.
Kritik Dönüm Noktaları
Elle dergisi köşe yazarı E. Jean Carroll ile Donald Trump arasında Bergdorf Goodman mağazasında cinsel taciz olayı yaşandı.
Carroll olayı kitabında kamuoyuna duyurdu. Görevdeki Trump iddiaları reddedip Carroll için benim tipim değil dedi.
New York eyaletinin zaman aşımını mağdurlar için bir hak olarak kaldıran yasasıyla Carroll resmi dava açtı.
Jüri Trump'ı cinsel taciz ve karalamadan sorumlu tutarak 5 milyon dolar tazminata mahkum etti.
İkinci bir jüri, Trump'ın 2019'daki açıklamaları nedeniyle 83,3 milyon dolarlık ek karalama tazminatına hükmetti.
ABD Yüksek Mahkemesi Trump'ın temyiz başvurusunu reddederek ilk davayı kesinleştirdi.
Son Güncel Durum: Yüksek Mahkeme Trump’a Kapıyı Kapattı
Paylaştığın haberin ana konusu olan 29 Haziran 2026 tarihli gelişmede ABD Yüksek Mahkemesi, Trump'ın 5 milyon dolarlık tazminat kararının iptali için yaptığı temyiz başvurusunu hiçbir açıklama yapmadan ve karşı oy belirtmeden reddetti.
Bu kararın anlamı hukuken çok net: Trump’ın bu davada başvurabileceği hiçbir üst merci kalmadı.
-
Para Carroll’a Geçiyor: 2023 yılından beri mahkeme kontrolündeki bir emanet hesapta tutulan 5 milyon dolar artık resmen E. Jean Carroll'a ödenecek.
-
Carroll’dan Zafer Mesajı: Kararın ardından Substack hesabı üzerinden açıklama yapan Carroll, büyük harflerle "KAZANDIK! BU ZAFER DÜNYADAKİ TÜM KADINLAR İÇİN" diye yazdı.
-
Trump Cephesi Öfkeli: Trump kararı "şaşırtıcı" bulduğunu belirterek davayı "demokratların fonladığı bir siyasi kumpas ve hukuki savaş" olarak nitelendirdi.

ABD Yüksek Mahkemesi temyizi reddetti. Kaynak: Wikipedia
| Senaryo | Olası Gelişme | Sonuç ve Etkileri |
| 5 Milyon Doların Tahsili | Emanet hesaptaki bloke çözülür | Carroll tazminatını tahsil eder ve bu dava dosyası tamamen kapanır. |
| 83,3 Milyon Dolarlık Dava | Temyiz süreci tamamlanır | Karar onaylanırsa Trump başkanlık dokunulmazlığı kozuyla tekrar Yüksek Mahkemeye gider. |
| Carroll Ceza Soruşturması | Adalet Bakanlığı davayı derinleştirir | Trump yönetimi Carroll hakkında yalan tanıklık davası açarak rövanş arayışına girer. |
Senaryoların Detaylı Analizi
-
Finansal Kesinlik Senaryosu: 5 milyon dolarlık ilk dosya bitti. Trump'ın avukatları süreci temyize götürebilmek için parayı faiziyle birlikte mahkeme kasasına yatırmıştı; yani Trump'ın "ödemiyorum" deme şansı yok, sistem parayı otomatik olarak karşı tarafa aktarıyor.
-
Asıl Büyük Savaş (83,3 Milyon Dolar): Carroll'ın kazandığı ikinci ve devasa tazminat davasında temyiz süreci devam ediyor. Trump bu sözleri 2019'da Beyaz Saray'dayken söylediği için "mutlak başkanlık dokunulmazlığı" zırhına sığınıyor. Alt mahkeme kararı onaylarsa, Yüksek Mahkeme bu kez başkanlık yetkilerinin sınırını belirlemek için davayı gündemine almak zorunda kalabilir.
-
Siyasi Rövanş Senaryosu (Perjury): Trump şu an ABD Başkanı olarak Adalet Bakanlığı'nı kontrol ediyor. Nitekim geçtiğimiz Mayıs ayında bakanlık, Carroll'ın hukuk davalarında yalan ifade (perjury) verip vermediğine dair bir ceza soruşturması başlattı. Bu durum, hukuk davası kazanmış bir mağdurun federal savcılar tarafından sanık kürsüsüne çekilmesi gibi ciddi bir kurumlar arası çatışmaya dönüşebilir.
Bu argüman, Amerikan hukuk tarihinin en kurnazca kurgulanmış ama bir o kadar da tartışmalı "hukuki kalkan" denemelerinden biri. Trump’ın avukatlarının kurduğu mantık tek bir cümleye dayanıyor:
"Ben o hakaretleri sivil Donald Trump olarak değil, Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkomutanı olarak ettim."
Carroll’ın kazandığı ilk 5 milyon dolarlık davada Trump dokunulmazlık iddia edemedi; çünkü o davaya konu olan hakaretleri 2022’de, yani başkanlıktan ayrıldıktan sonra yapmıştı. Ancak 83,3 milyon dolarlık bu ikinci devasa davada söz konusu hakaretler Haziran 2019’da, Trump Beyaz Saray'da görevdeyken yapıldı.
Trump’ın hukuk ekibi bu tarihi farkı iki devasa hukuki kolona yaslıyor:
1. Dayanak: "Nixon v. Fitzgerald" Emsali (Mutlak Muafiyet)
1982 yılında eski ABD Başkanı Richard Nixon hakkında verilen tarihi bir Yüksek Mahkeme kararı vardır. Bu emsal karar şunu söyler: Bir ABD Başkanı, görev süresi boyunca yaptığı "resmi eylemler" (official acts) nedeniyle sivil tazminat davalarından mutlak olarak muaftır.
Trump’ın avukatlarının kurduğu mantık köprüsü şu:
-
Bir gazeteci, Beyaz Saray bahçesinde Başkana bir tecavüz iddiası sordu.
-
ABD Başkanının halka ve basına bilgi vermesi, ülkenin yürütme organının şeffaflığı gereği resmi bir görevidir.
-
Başkanın kişiliğine yönelik ağır bir suçlama, doğrudan "Başkanlık makamının otoritesini ve devletin itibarını" hedef alır.
-
Dolayısıyla Trump, Carroll'a "Bu kadın tam bir yalancı, kitabı satsın diye uyduruyor" derken şahsi egosunu değil, ABD Başkanlık makamının güvenilirliğini savunuyordu. Yani resmi görevini yapıyordu.
2. Dayanak: Westfall Yasası (Hukuki sihirbazlık kısmı)
Asıl şeytanın gizlendiği yer burası. 1988 tarihli federal Westfall Yasası, kamu çalışanlarını korumak için yazılmıştır. Yasa der ki: Bir devlet memuru görevini icra ederken birine zarar verirse, davalı artık o memur değil, ABD Devleti'nin ta kendisidir.
Eğer mahkemeler Trump’ın 2019'daki sözlerini "görev kapsamı" sayarsa zincirleme şu sihir yaşanacak:
-
Davadan "Donald Trump" adı çıkarılacak, yerine davalı olarak "ABD Federal Hükümeti" yazılacak.
-
ABD yasalarına göre devletin kendisine karşı "karalama ve hakaret davası" açılamaz (Egemenlik Muafiyeti).
-
Davalı sıfatı devlete geçtiği an, dava yasal dayanaktan yoksun kalıp saniyeler içinde düşecek.
Yani Trump avukatları mahkemeye şunu diyor: Carroll birini mahkemeye vermek istiyorsa Amerika Birleşik Devletleri'ni versin; devlet de hakaret davası kabul etmediğine göre bu dosya çöptür.
Mahkemeler Bu Zırhı Şimdiye Kadar Neden Deldi?
Hem ilk derece mahkemesi yargıcı Lewis Kaplan hem de Temyiz Mahkemesi bu kurnazca kurguyu iki ana gerekçeyle reddetti:
-
Usul Hatası (Feragat Kartı): Trump’ın avukatları bu "başkanlık dokunulmazlığı" savunmasını davanın en başında yapmayı unuttular. Yıllar sonra dosyaya eklemeye çalıştılar. Mahkeme, "Zamanında öne sürmediğin savunma hakkından feragat etmiş (waive) sayılırsın" dedi.
-
"Dış Çember" Testi: Mahkeme esasa girerek şu tarihi tespiti yaptı:
| Parametre | Trump Cephesinin İddiası | Mahkemenin Bakış Açısı |
| Konuşan Kim? | ABD'nin en üst düzey kamu görevlisi | Kişisel geçmişini savunan bir şahıs |
| Mekânın Etkisi | Beyaz Saray'da dendiği için resmidir | Mekân değil, sözün içeriği belirleyicidir |
| Korunan Çıkar | Yürütme organının halk nezdindeki itibarı | Donald Trump'ın şahsi marka değeri |
| Hukuki Sonuç | Dosya ABD Devletine devredilip düşürülmeli | Dokunulmazlık zırhı bu şahsi haksız fiile uymaz |
Kritik 2026 Dipnotu: Trump’ın avukatları şu an Yüksek Mahkemeye yapacakları nihai 83,3 milyonluk temyiz başvurusunda, mahkemenin Temmuz 2024’te verdiği o meşhur "Başkanların resmi eylemleri ceza davalarından muaftır" emsalini kullanacak. Ekip, "Madem ceza hukukunda başkana bu kadar geniş bir kalkan verdiniz, hukuk davalarında hayli hayli vermelisiniz" teziyle Yüksek Mahkemenin muhafazakar çoğunluğunu köşeye sıkıştırmayı hedefliyor.