Küresel jeopolitikte taşları yerinden oynatan yeni bir gelişme yaşanıyor. ABD merkezli kaynakların doğruladığı son raporlara göre; Washington, Avrupa’daki NATO savunmasına tahsis ettiği savaş uçakları, deniz unsurları ve lojistik filolarında devasa bir kesintiye giderek güçlerini daha doğuya ve Ortadoğu'ya kaydırıyor.
Peki bu noktaya nasıl gelindi, Avrupa'yı sarsan bu kararın perde arkasında ne var ve şimdi ne olacak? Okuyucularımız için süreci geçmişten bugüne derledik.
Ne Olmuştu? (Geçmişten Gelen Krizin Temelleri)
ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO ittifakına yönelik eleştirel yaklaşımı ve Avrupa’yı "ABD'nin sırtından geçinmekle" suçlaması yeni bir durum değil. Trump geçmişten beri Avrupa başkentlerine savunma bütçelerini artırmaları yönünde sert baskılar yapıyor, hatta zaman zaman ittifakı bir "kağıttan kaplan" olarak nitelendiriyordu.
Bu siyasi gerilim, beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı'nın gölgesinde giderek daha kritik bir hal aldı. Avrupa, doğu sınırındaki Rus tehdidine karşı ABD'nin konvansiyonel askeri kalkanına tarihinin en yoğun şekilde ihtiyaç duyduğu bir döneme girdi. Ancak aynı süreçte, Ortadoğu'da ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü askeri harekatlar patlak verdi. Avrupa ülkelerinin Washington'un İran'a karşı açtığı bu cepheye destek vermekten kaçınması, ABD tarafında bardağı taşıran son damlalardan biri oldu. Avrupa'nın "korkaklık" ile itham edildiği bu süreç, ABD'nin askeri stratejisini Asya-Pasifik (Çin) ve Ortadoğu eksenine tamamen çevirmesinin zeminini hazırladı.
Ne Oluyor? (Güncel Gelişmeler ve Geri Çekilmenin Boyutları)
New York Times’ın (NYT) üst düzey Avrupalı yetkililere ve askeri kaynaklara dayandırdığı haberi, beklenen fırtınanın koptuğunu gösteriyor. ABD, Avrupa kıtasından stratejik askeri unsurlarını hızla çekmeye başlıyor. İşte geri çekilmenin ve yeni sevkiyatların detayları:
-
Savaş Uçaklarında Üçte Bir Oranında Kesinti: Washington, Avrupa'ya sağladığı Amerikan savaş jetlerinin sayısını %30'dan fazla (üçte bir) azaltıyor.
-
Havada Yakıt İkmal Filosu Tamamen Çekiliyor: Belki de Avrupa'nın operasyonel kapasitesine en büyük darbe lojistikten geldi. Bölgedeki 8 adet devriye ve havada yakıt ikmal uçağının tamamı Avrupa'dan çekiliyor. Pentagon halihazırda bu uçakların büyük bölümünü Ortadoğu'daki operasyonlar kapsamında Tel Aviv'e kaydırmış durumda.
-
Stratejik Deniz Unsuru Kayıpları: Deniz keşif uçaklarında ciddi bir azaltmaya gidilirken; Avrupa sularındaki bir uçak gemisi, füze fırlatma kapasiteli bir denizaltı, bir grup ağır bombardıman uçağı ve çeşitli savaş gemileri farklı bölgelere (Asya-Pasifik ve Ortadoğu) yeniden konuşlandırılacak.
Yeni ABD Stratejisi: "Kendi Başınızın Çaresine Bakın"
Bu devasa geri çekilme sürpriz değil; zira ABD Avrupa Komutanlığı (EUCOM), bu ayın başlarında Avrupa'nın "kendi konvansiyonel savunmasının birincil sorumluluğunu almasını sağlamak" amacıyla askeri katkılarını yeniden değerlendireceğini açıkça duyurmuştu.
ABD'nin Avrupa savunmasına dair yeni doktrini çok net: Konvansiyonel askeri gücünü Asya-Pasifik ve Ortadoğu'daki sıcak çatışma bölgeleri için esnek tutmak, Avrupa'ya ise geniş çaplı bir ordu yerine sadece "nükleer caydırıcılık" şemsiyesi sağlamak.
Avrupa'da Panik ve Kapalı Kapılar Ardındaki "Dolaylı Tehdit"
NATO'nun resmi liderliği durumu diplomatik bir dille "Avrupa'nın ABD'ye olan aşırı bağımlılığını azaltma adımı" olarak sunmaya çalışsa da, kıta genelinde derin bir panik hakim.
Avrupalı diplomatlar, ABD'nin talep ettiği bu askeri eksiltmenin hızına ve ölçeğine hazırlıksız yakalandı. Gizli diplomatik görüşmelerde, Amerikalı yetkililerin Avrupalı liderlerden savunma açıklarını derhal kapatmaları yönündeki ısrarlı ve sert talepleri, eyleme geçmeyen müttefiklere yönelik "dolaylı bir tehdit" olarak algılandı.
Sonuç Olarak: Avrupa, 2. Dünya Savaşı'ndan ve Soğuk Savaş'tan bu yana en yalnız kaldığı döneme giriyor. Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı sürerken, ABD'nin askeri varlığını Asya ve Ortadoğu'ya kaydırması, Avrupa ülkelerini kendi aralarında apar topar bir savunma paktı ve ortak ordu modeli geliştirmeye mecbur bırakıyor. Avrupa'nın bu devasa güvenlik boşluğunu nasıl dolduracağı, önümüzdeki dönemin en kritik bölgesel ve küresel sınavı olacak.