Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC), tarihinin en zorlu ve hızlı yayılan Ebola salgınlarından biriyle yeniden karşı karşıya. Üstelik bu kez krizin merkezinde sadece ölümcül bir virüs değil, aşı eksikliği ve hayatlarını tehlikeye atmalarına rağmen aylardır maaş alamayan sağlık çalışanlarının dramı var.
Geçmişten Bugüne: Ne Olmuştu?
Kongo Demokratik Cumhuriyeti için Ebola yabancı bir tehdit değil. Bölge halkı ve sağlık sistemi, 2018-2019 yıllarında Kuzey Kivu ve Ituri eyaletlerini vuran ve binlerce insanın hayatına mal olan büyük salgının travmasını hâlâ atlatabilmiş değil. En son görülen Ebola Zaire türü salgın, uzun ve zorlu bir mücadelenin ardından henüz birkaç ay önce, Aralık 2025'te resmi olarak sona ermişti.
Ancak "ne olduysa" tam da bu rehavet döneminde oldu. Uluslararası fonların geri çekilmesi ve yerel hükümetin bütçe yetersizlikleri nedeniyle, cephede savaşan sağlık personeline söz verilen risk ödenekleri ve düzenli maaşlar kesildi. Geçmişteki salgınlarda da sıkça karşılaşılan bu "ücretsiz çalıştırma" politikası, sağlık sistemini tam anlamıyla savunmasız bıraktı. Mayıs 2026'da virüs, bu kez farklı ve çok daha tehlikeli bir formda geri döndüğünde, tükenmiş ve desteksiz bırakılmış bir sağlık ordusuyla karşılaştı.
Güncel Gelişmeler: Virüs, Müdahale Hızını Aşmış Durumda
Mayıs 2026'nın ortalarında Ituri eyaletine bağlı Mongbwalu bölgesindeki kalabalık altın madeni kamplarında sessizce yayılmaya başlayan virüs, bölgeyi hazırlıksız yakaladı. Bölgesel ajanslardan ve uluslararası sağlık örgütlerinden (AP, PBS, MSF) gelen son saha raporları tablonun vahametini gözler önüne seriyor:
-
Farklı Bir Tür: Mevcut salgına, öncekilerden farklı olarak Bundibugyo türü Ebola virüsü neden oluyor. İşin en korkutucu yanı, bu tür için şu an onaylanmış bir aşı veya spesifik bir tedavi bulunmuyor. Yeni bir aşının sahaya sürülmesinin aylar sürebileceği belirtiliyor.
-
Vaka Sayıları Hızla Artıyor: Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) Haziran 2026 başındaki verilerine göre, 223'ü ölümle sonuçlanan 900'den fazla şüpheli vaka bulunuyor.
-
Sınırları Aştı: Başlangıçta Ituri eyaletinde görülen virüs, Kuzey Kivu'ya (Butembo ve Goma) ve komşu ülke Uganda'ya sıçramış durumda.
Ölümcül Risk Altında "Maaşsız" Mesai
Ebola ile mücadelenin bel kemiğini oluşturan yerel sağlık çalışanları, hem virüsle hem de yoksullukla mücadele ediyor. Associated Press ve PBS News saha raporlarına konuşan sağlık çalışanı Lokudu'nun sözleri, sahadaki çaresizliği özetliyor:
"Ödeneklerimi almadım ve başkalarının başına gelen [virüse yakalanma durumu] benim de başıma gelebilir. Dinlenmeden, konforumuzdan fedakarlık ederek çalışıyoruz. Bunun bir karşılığı olmalı; çalışanlar maaşlarını düzenli almalı."
Koruyucu ekipman eksikliği, dar ve çamurlu maden kamplarındaki zorlu hijyen koşulları ve halk arasında yayılan dezenformasyon, maaşsız çalışan doktor ve hemşirelerin işini adeta bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürüyor.
DSÖ ve Sınır Tanımayan Doktorlar'dan Acil Çağrı
Salgının merkez üssü Ituri'yi bizzat ziyaret eden DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, durumu "Uluslararası Önemi Haiz Halk Sağlığı Acil Durumu" ilan etti. Dr. Tedros, yerel sağlık çalışanlarının adanmışlığını takdir etse de virüsün yayılma hızının, mevcut kontrol çabalarının çok önünde olduğu konusunda dünyayı uyardı.
Sahada aktif görev alan Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ise yayınladığı son bildiride uluslararası topluma oldukça sert bir mesaj verdi: "Hiçbir Ebola salgınında bu kadar kısa sürede bu kadar çok vaka görülmemişti. Sahadaki uzman kuruluşların sayısı ve sağlanan destek, ihtiyacın çok ama çok altında."
Sonuç olarak; aşı gibi tıbbi bir kalkanın olmadığı bu yeni krizde, virüsü durdurmanın tek yolu sahadaki sağlık çalışanlarının insanüstü gayretine bağlı. Ancak uluslararası toplum ve KDC hükümeti, hayatlarını riske atan bu insanlara hak ettikleri maddi kaynağı ve lojistik desteği acilen sağlamazsa, krizin boyutlarının Afrika kıtasını aşması an meselesi olabilir.