Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA), Hollanda donanmasına ait bir savaş gemisinin Tayvan Boğazı'ndan geçişinin ve hava sahası ihlallerinin ardından teyakkuz durumunu en üst düzeye çıkardığını duyurdu. Bu gelişme, iki ülke arasında Hint-Pasifik sularında yaşanan gerilimin münferit bir olay olmadığını, son yıllarda giderek tırmanan sistematik bir jeopolitik çekişmenin parçası olduğunu gösteriyor.
Okuyucuların konuyu tam bağlamıyla kavrayabilmesi ve haberin arka planındaki dinamikleri eksiksiz anlayabilmesi adına, mevcut krizi tetikleyen geçmiş olaylara mercek tutmak gerekiyor.
Geçmişten Gelen Gerilim: 2024 'HNLMS Tromp' Olayı
Çin ve Hollanda donanmaları arasında Tayvan Boğazı'nı merkeze alan gerilimin kökleri, Haziran 2024'e uzanıyor. O dönemde, Hollanda donanmasına ait HNLMS Tromp fırkateyni, Kuzey Kore'ye yönelik Birleşmiş Milletler yaptırımlarını denetlemek amacıyla katıldığı çok uluslu misyon sırasında Tayvan Boğazı'ndan geçmişti.
Geçişin hemen ardından Doğu Çin Denizi'nde devriye gezen Hollanda gemisine ve gemiden kalkan NH90 tipi taarruz helikopterine, Çin'e ait savaş uçakları tarafından yakın ve tehlikeli bir önleme yapılmıştı. Hollanda Savunma Bakanlığı, bu durumu "uluslararası sularda güvensiz bir ortam yaratmak" olarak nitelendirip Çin'i sert dille eleştirmişti. Pekin yönetimi ise Tayvan Boğazı'nın kendi egemenlik alanında bulunduğunu vurgulayarak, Hollanda'nın adımlarını iki ülke ilişkilerini zedeleyen "kötü niyetli" provokasyonlar olarak tanımlamıştı.
Güncel Gelişmeler: HNLMS De Ruyter ve Xisha Adaları İhlali
Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, 2024 yılında fitili ateşlenen o krizin doğrudan bir devamı ve daha ileri bir boyuta taşınmış halidir. Güney Çin Denizi'nde alevlenen yeni krizin başrolünde bu kez Hollanda donanmasının Hint-Pasifik bölgesindeki diplomatik misyonunu yürüten HNLMS De Ruyter fırkateyni bulunuyor.
Çin Savunma Bakanlığı ve Güney Harekât Komutanlığı kayıtlarına göre olaylar şu şekilde gelişti:
-
27 Mayıs 2026 ve Sonrası: Hollanda fırkateyni De Ruyter, Güney Çin Denizi'nde Çin'in hak iddia ettiği Xisha Adaları (Paracel Adaları) bölgesine girdi.
-
Hava Sahası İhlali: Gemi üzerindeki helikopterler aracılığıyla gerçekleştirilen uçuşların, Çin hava sahasını birden fazla kez ihlal ettiği raporlandı.
-
Boğaz Geçişi: Xisha Adaları'ndaki hareketliliğin ardından gemi, rotasını Çin'in kırmızı çizgisi olan Tayvan Boğazı'na çevirerek bölgeden geçiş yaptı.
Çin Ordusu (PLA) Teyakkuzda: "İhlalleri Derhal Durdurun"
Yaşanan bu son gelişmelerin ardından Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) hem diplomatik hem de askeri kanallardan sert bir yanıt verdi.
PLA Doğu Harekât Komutanlığı Sözcüsü Kıdemli Albay Xu Chenghua cuma günü yaptığı açıklamada, Hollanda fırkateyninin geçişi boyunca Çin deniz ve hava kuvvetleri tarafından adım adım izlendiğini ve gerekli uyarıların yapıldığını belirtti. Çinli yetkililer, Hollanda'nın eylemlerinin Çin'in egemenliğini ve bölgesel güvenliği ciddi şekilde ihlal ettiğinin altını çizdi. Bölgedeki askeri birliklerin her an "yüksek teyakkuz" durumunda kalacağı ve ulusal egemenliği korumak için gereken her türlü önlemin alınacağı kamuoyuna duyuruldu.
Sonuç Olarak: Hollanda'nın, 2024'teki Tromp olayından iki yıl sonra De Ruyter ile yine aynı sularda askeri varlık göstermesi, Avrupa Birliği ülkelerinin Hint-Pasifik'teki "Seyrüsefer Serbestisi" (FONOP) operasyonlarından geri adım atmayacağının bir kanıtı. Çin'in sert askeri takibi ve üst düzey uyarıları ise, Pekin'in Güney Çin Denizi ve Tayvan Boğazı'ndaki egemenlik iddialarında taviz vermeyeceğini bir kez daha ortaya koyuyor. Asya-Pasifik sularındaki bu karşılıklı hamleler, gelecekteki potansiyel çatışma risklerinin de canlı kalmasına neden oluyor.